Makrobiyotik Beslenme Nedir?

Fit Beslenme fitkalp 9 Ekim 2020

Makrobiyotik Beslenme Nedir?

Makrobiyotik beslenmenin temelinde katkı maddesi olan besinlerden, işlenmiş gıdalardan, konserve, alkol, rafine şeker, bal, çikolata, pekmez benzer biçimde yüksek enerjili gıdalardan uzak duruluyor. Ek olarak kırmızı ve beyaz et, yumurta, süt, peynir gibi gıdaları de olabildiğince azaltıyor.

Özetle bu beslenme çeşidi Yin-yang felsefesine uygun şekilde aşırı besinleri reddediyor. Aşırı Yin besinler olan şeker, baharat alkol ve aşırı Yang olan besinler et, yumurta ve peynirin metabolizma üzerinde fazlaca etkili olduğu için zamanla rahatsızlıklara yol açacağı düşünülüyor.

Makrobiyotik Örnek Diyet Listesi Nasıl Yapılmalı?

Makrobiyotik rejim sıralaması tam tahıllı besinleri temele oturtuyor.
Yüzde 50-60 civarı esmer pirinç, arpa, yulaf, buğday, karabuğday, mısır, çavdar ve bu tahıllardan yapılmış gıdalar,
Yüzde 20-30 yöre toprakta yahut deniz altında yetişmiş taze mevsim sebzeleri (çiğ tüketmek şartıyla)
Yüzde 5-10 yöre mercimek, nohut, kuru fasulye, barbunya şeklinde kurubaklagiller
Yüzde 5 yöre meyve, balık, deniz ürünleri ve pirinç şurubu, arpa maltı, elma suyu gibi organik tatlılar. Aynı zamanda tahin, soya sosu, elma sirkesi gibi soslar.
Haftada bir veya iki kez ise beyaz etli balık.
Makro: Büyük / Bios: yaşam Makrobiyotik: Büyük Yaşam

Makrobiyotik yaklaşıma göre, yediğimiz yiyecekler, içinde yaşadığımız iklim ve coğrafya ile kurduğumuz günlük ilişkiler bütünsel çevremizi, kısaca “büyük yaşamı” oluşturur. Dolayısıyla her birimiz bu makrobiyotiğin birer sonucuyuz ve ondan devamlı olarak etkileniyoruz. Tıpkı Aveline Kushi’nin söylediği şeklinde: “Makrobiyotik beslenme, fiks ya da kısıtlı bir rejim olmaktan ziyade dünyanın kendisi kadar esnek ve çeşitlidir.”

Bir tedavi ve yine canlandırma sanatı olan ve Çin geleneğine, özellikle de yin-yang ilkesine, dayanan makrobiyotiği Batı hayatına Georges Osawa ve Michio Kushi getirmiş.

İşte Akılda Tutulması Gereken Bilgiler!

• Besinlere yang özellik katan dört önemli unsur: Isı, süre, basınç ve tuz.

• Bir besin ne kadar çok işleme doğal olarak tutulursa o denli yin hale gelir.

• Aşırı yin/yang bir şey yediğinizde, tam tersini (yang/yin) yeme ihtiyacı duyarsınız. Çünkü vücut dengesini geri kazanmaya ihtiyaç duyar. Tıpkı et (aşırı yang) yedikten sonra canınızın dondurma (aşırı yin) çekmesi benzer biçimde!

•Aşırı uçlardan kaçınmak önemlidir! Orta seviyedeki besinler (ne aşırı yin ne de aşırı yang) her süre dengeyi bulmanıza destek sağlar.

Pratik bilgiler için instagram adresimizi takip etmeyi unutmayın 🙂

#makrobiyotik #makrobiyotik besinler #Makrobiyotik Beslenme Nedir? #makrobiyotik nedir
Bir yorum bırak
Mail adresiniz kimseyle paylaşılmayacaktır.